Çukurambar Merkez Şubemiz
Farilya İş Merkezi No:8/31 Kat:8
Bizi Arayın
+90 312 284 12 28

Yapılması gereken işleri sürekli sonraya bırakmak, çoğu zaman tembellik ya da motivasyon eksikliği olarak görülür. Ancak birçok kişi, gerçekten istemesine rağmen başlayamadığını veya başladığı işi sürdüremediğini fark eder. Bu durum basit bir alışkanlıktan çok daha fazlası olabilir. Sürekli erteleme alışkanlığı, çoğu zaman psikolojik süreçlerle yakından ilişkilidir.
Günlük hayatta erteleme davranışı herkesin zaman zaman yaşadığı bir durumdur. Ancak bu davranış kalıcı hâle geldiğinde ve kişinin yaşam kalitesini düşürmeye başladığında, altında yatan nedenleri anlamak gerekir.
Sürekli erteleme alışkanlığı, kişinin yapması gereken işleri bilinçli olarak değil, istemeden ve kontrol etmekte zorlanarak geciktirmesidir. Kişi çoğu zaman ertelemenin mantıklı olmadığını bilir; ancak yine de harekete geçemez.
Bu noktada erteleme, yapılacak işten değil; o işle birlikte gelen duygulardan kaçınma davranışı olarak ortaya çıkar. Kaygı, başarısızlık korkusu veya yetersizlik hissi bu davranışı besleyebilir.
Erteleme davranışı sıklıkla tembellikle karıştırılır. Oysa tembellikte kişi bir şeyi yapmamayı seçerken, ertelemede kişi yapmak ister ancak başlayamaz.
Sürekli erteleme alışkanlığı yaşayan kişiler genellikle:
Bu durum, kişinin hem iç dünyasında hem de günlük yaşamında ciddi bir baskı yaratır.
Sürekli erteleme alışkanlığının altında çoğu zaman birden fazla psikolojik neden bulunur. Bu nedenler kişiden kişiye değişebilir ancak bazı ortak noktalar vardır.
En yaygın psikolojik nedenler şunlardır:
Özellikle mükemmeliyetçi kişiler, “ya yeterince iyi olmazsa” düşüncesiyle başlamayı sürekli erteler. Bu da kısır bir döngü yaratır.
Sürekli erteleme alışkanlığı, zamanla kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Yapılmayan işler birikir, kişi kendini sürekli yetişmeye çalışırken bulur.
Bu durum:
Aynı zamanda erteleme davranışı, kişinin kendisiyle olan ilişkisini de olumsuz etkiler. Kişi, kendi sözünü tutamıyor gibi hissedebilir.
Erteleme davranışı ile kaygı arasında güçlü bir ilişki vardır. Kişi, yapacağı işle ilgili olumsuz senaryolar kurdukça kaygısı artar. Artan kaygı ise harekete geçmeyi daha da zorlaştırır.
Bu döngü şu şekilde ilerleyebilir:
Bu döngü kırılmadığında, erteleme alışkanlığı kalıcı hâle gelebilir.
Herkes zaman zaman işleri erteleyebilir. Ancak bu durum uzun süredir devam ediyorsa ve kişinin işlevselliğini etkiliyorsa ciddiye alınmalıdır.
Özellikle şu durumlar varsa dikkat edilmelidir:
Bu noktada erteleme, yalnızca bir alışkanlık değil; ele alınması gereken bir sinyal olabilir.
Sürekli erteleme alışkanlığıyla baş etmek mümkündür ancak bu süreç farkındalık gerektirir. Öncelikle kişinin, ertelemenin ardındaki duyguları fark etmesi önemlidir.
Bu süreçte:
önemli adımlar arasında yer alır.
Sürekli erteleme alışkanlığı, çoğu zaman basit bir davranış değil; kişinin iç dünyasında yaşadığı zorlanmaların bir yansımasıdır. Bu durumu tembellik olarak görmek, sorunu daha da derinleştirebilir.
Erteleme davranışını anlamak, kişinin kendisiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmasına yardımcı olur. Bu süreçte farkındalık kazanmak, yaşam kalitesini artıran önemli bir adımdır.