Çukurambar Merkez Şubemiz
Farilya İş Merkezi No:8/31 Kat:8
Bizi Arayın
+90 312 284 12 28

Ankara’da anksiyete yaşayan kişilerin büyük bir bölümü yaşadıkları belirtileri yanlış yorumlayabiliyor. Bunun en önemli nedeni, anksiyetenin günlük hayatta sık duyulmasına rağmen doğru bilinmemesi. Ankara gibi yoğun tempolu bir şehirde kaygı seviyelerinin artması normaldir ancak bu durumun nasıl yönetileceği konusunda çok fazla yanlış inanış vardır. Bu yanlış bilgiler, hem süreci zorlaştırır hem de kişinin profesyonel destek almasını geciktirir.
Ankara’da anksiyete yaşayan birçok kişi yaşadıklarını yalnızca stresle ilişkilendirir. Oysa anksiyete; genetik yatkınlık, yaşam olayları, düşünce alışkanlıkları, çevresel baskılar ve biyolojik faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. İş yoğunluğu elbette kaygıyı artırır ancak tek sebep değildir. Bu nedenle sadece stres azaltmak çoğu zaman yeterli olmaz.
Ankara’da danışanların büyük bir kısmı anksiyete yaşadığında kendini “zayıf” hisseder. Bu inanç, toplumda sıkça görülen bir yanlıştır. Anksiyete bir güçsüzlük değil; beynin aşırı korunma tepkisidir. Yani aslında vücut “tehlikede misin?” diye kontrol etmeye çalışır. Bu nedenle psikoloğa başvurmak zayıflık değil, güçlü bir farkındalıktır.
Ankara’da anksiyete atağı yaşayan kişiler çoğu zaman “Biraz zaman versem geçer.” düşüncesine kapılır. Ancak anksiyete kendiliğinden tamamen yok olmaz. Azalıp tekrar artabilir, yeni belirtiler eklenebilir veya görece farklı alanlarda ortaya çıkabilir. Profesyonel destek almak, hem süreci hızlandırır hem de tekrar etme riskini azaltır.
Ankara’da panik atak veya yoğun kaygı yaşayan birçok kişi acil servise başvurur. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, baş dönmesi gibi belirtiler nedeniyle fiziksel bir rahatsızlık olduğunu düşünür. Fakat tetkikler temiz çıkar. Bu durum anksiyetenin bedensel yansımalarıdır ve tamamen fizyolojik bir hastalık değildir. Zihin ve beden birlikte çalıştığı için ortaya çıkan bir tepkidir.
Ankara’da anksiyete konusunda yapılan önemli hatalardan biri de anksiyetenin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğine inanmak. Oysa anksiyete, insanı hayatta tutan normal bir mekanizmadır. Sorun, kontrolsüz hâle gelmesidir. Terapi de zaten anksiyeteyi yok etmeyi değil, sağlıklı düzeye getirmeyi hedefler.
Ankara’da anksiyete yaşayan danışanlar için en etkili terapi yöntemleri kanıta dayalı ekollerdir. En sık kullanılan yaklaşımlar şunlardır:
Anksiyeteyi artıran düşünce kalıplarını değiştirir.
Örneğin:
“Herkes beni yargılıyor.” → “Bu düşünce gerçek mi?”
Geçmiş yaşantıların tetiklediği anksiyete durumlarında oldukça etkilidir.
Kişinin kaçındığı durumlarla kademeli olarak yüzleşmesini sağlar.
Bedensel belirtileri hızla hafifleterek kontrol duygusu kazandırır.
Ankara’da anksiyete yaşayan birçok danışan bu yöntemlerle kısa sürede belirgin ilerleme yaşar.
1. “Anksiyete tamamen geçer mi?”
Kontrol altına alınır, şiddeti ve sıklığı azalır.
2. “Ne kadar sürede rahatlama yaşanır?”
Kişiye göre değişir ancak düzenli terapiyle kısa sürede ilerleme olur.
3. “İlaç kullanmak zorunda mıyım?”
Her anksiyete vakasında ilaç gerekli değildir. Gerekirse psikolog yönlendirme yapar.
4. “Tekrarlar mı?”
Doğru yaklaşımla tekrar etme sıklığı çok azalır.
Anksiyete tedavisinin başarısı, seçilen uzmanın deneyimiyle doğrudan bağlantılıdır.
Özellikle şu özellikler önemlidir:
Doğru uzmanla çalışan danışanlar, anksiyetelerini daha hızlı yönetmeyi öğrenir.
Ankara’da anksiyete hakkında birçok yanlış bilgi dolaşıyor olsa da doğru bilgiyle süreç çok daha kolay yönetilebilir. Anksiyete tedavi edilebilir bir durumdur ve profesyonel destekle kişi yaşam kalitesini yeniden kazanabilir. Önemli olan, yanlış inanışlara kapılmadan doğru adımları atmaktır.
CanPsikolojim
Online & Yüz Yüze Destek
www.canpsikolojim.com